Atina – Girit – Malia Gezisi İzlenimlerim

Kuzenim ile daha önce hiç gitmediğimiz Girit’in Malia kasabasında bir hafta tatil yapmaya karar verdik. Neden burası, çünkü harika bir doğası, denizi, insanları var diye okuduk duyduk. İngilizlerin yoğun olarak tatil yaptığı bir kasaba olması İngilizcemizi de geliştirmemize yardımcı olabilirdi.

Öncelikle İstanbul’dan adaya direk uçuş bulunmuyor. Bunu avantaj olarak görenlerdenim. Başka bir şehir daha görme imkanınız olabiliyor. Aegean havayolu ile Atina’da 8 saatlik aktarmam bulunuyor. Bu süre içerisinde Atina merkeze gidebilirim. Uçağım gece 11 buçukta Atina’da olacağından biraz kararsızdım başlangıçta. Araştırmalarım sonrasında Atina‘nın Avrupa’nın en güvenli şehirlerinden biri olduğunu internetten ve İngiltere’de yaşayan abimden öğrendim ve gitmeye karar verdim.

Sorunsuz bir yolculuktan sonra belirlenen saatte Atina havaalanındayım. Bir ay kadar önce sadece el bagajı hakkı olan uygun fiyata bilet almıştım. (Gidiş-dönüş 151 Euro.)  Sırt çantası ile merkeze gitmek istemiyor. Pasaport kontrolünden sonra çantamı havaalanında 3.5 Euro’ya emanete bırakıyorum. X95 nolu otobüs ile 6 Euro’ya Sintagma Meydanı‘na doğru yol alıyoruz. Yolculuk yarım saat sürüyor. (Bulunduğunuz ülkeden döviz alın, havaalanlarında çok pahalı!)

Sintagma Meydanı
Sintagma Meydanı

Zamanım var. Meydanda biraz dolaştıktan sonra Google Maps sayesinde daha önce öğrendiğim gecenin canlı olduğu yerlere doğru gitmeye başlıyorum. Tam bulunduğum gün gece bir parti var. Ancak gittiğimde bugün olmadığı söyleniyor. Facebook sayfalarındaki afişten bahsediyorum. Benzer isimli farklı bir mekan olduğu söyleniyor. Tavırlar gayet arkadaş canlısı. Gezmeye devam. Saatler ilerliyor ancak hayat canlı. Genç arkadaşlar eğleniyor.

Acropolis manzarasıyla Monastiraki Meydanı
Acropolis manzarasıyla Monastiraki Meydanı

Yorgunluk var artık, oturup bir iki bira içebilirim. Bir bar seçiyorum ve barmenden heiniken bira istiyorum, biraz gürültülü ve kalabalık. Sokak müziği yapan gençleri izleyip eğlenen insanlar… Lindsay Lohan’ın Atina’da gece klübü açmasının ne kadar yerinde olduğunu anlıyorum 🙂

TpanziStop Bar
TpanziStop Bar

Saat 3’e geliyor. Biraz daha dolaşıp Sintagma meydanına geri dönebilirim. Caddeler boş ancak kızlar birerli ikişerli bu saattlerde rahatça dolaşabiliyorlar. Türkiye’den gelen biri olarak buna şaşırıyorum tabiki.

National Library of Greece
National Library of Greece

Artık havaalanına geri dönüş vakti. Otobüs bıraktığım yerde bekliyor. Şoförümüz kadın. Kasislerden nasıl geçtiğimizi anlamadığım rahatlıkla havaalanına ulaşıyorum ve emanetten çantamı alıyorum. Uçak kapılarına geçişte, görevli çantamı açmamı istiyor. Deodorant ve şampuanı gösterip yasak olduğunu söylüyor. Ona uluslararası bir uçuş yaptığımı, İstanbul’dan geldiğimi herhangi bir problem olmadığını söylüyorum. Kabul etmeyip ekliyor: Burası Avrupa! Kurallarımız var ve uymalısınız! Ok sir, calm down 🙂 Şampuan ve deodorant çöpe ben uçağım için kapıya gidiyorum. Atina’ya Acropolis‘i görmek için tekrar geleceğime söz vererek ayrılıyorum.

Yine ücretsiz yemek ve içki servisi bulunan Aegean havayolu ile bir saatlik yolculuktan sonra Heraklion havaalanına iniyorum. Biraz heyecanlıyım. Saat sabah 7 buçuk civarı. Dışarda otel ya da tur çalışanı şık giyimli güzel kızlar misafirlerini bekliyorlar. İlk izlenim önemli! Malia otobüslerinin kalktığı yeri öğrendikten sonra 1 saat 15 dakikalık yolculuğum başlıyor. Ücret 4 Euro. Yol boyunca harika manzaralarla karşılıyorum ancak hernedense fotoğraf çekmek aklıma gelmiyor. Olsun bazen sadece seyretmek anı yaşamak gerekiyor, değil mi?

Ve Malia’dayım. Google maps uygulamasından otelim Frixos’un konumuna bakıyorum. Bunun için internet de gerekmiyor buarada. Otelde beni otel sahibi Nikos karşılıyor. Güleryüzlü konuşkan. Odamın hazırlandığını bu arada kahvaltı yapmak istermiyim diye soruyor. Olabilir diyorum. Kahvaltıdan sonra odama çıkıyoruz. Yanyana iki büyük oda ve 4 yatak. Çiftkişilik olanı hemen kapıyorum 🙂 Normalde 3 kişi gelecektik. Bir arkadaşımız gelemeyince odayı değiştiremek istedik ancak boş yer olmadığından değiştirememiştik. ‘It is too big for us Nikos’ diyorum. ‘No, enjoy your room’ 🙂 diyor. 5 gece 6 gün için toplam 200 Euro ödediğimizi belirteyim. 100’er Euro!

Frixos Hotel
Frixos Hotel

Bir duş, ardından uzun bir uyku. Kuzenim gece gelecek, İsviçreden. Direk uçuşu var. Bu arada yemek yiyip kasabayı keşfedebilirim.

Mythos bira
Mythos birayı kesinlikle denemelisiniz

Gece kuzenimi alıyorum. Otelde dinleniyoruz. Sabah erkenden uyanıp plaja gideceğiz. Sabah yola koyuluyoruz 15 dakikada plajdayız. Deniz harika görünüyor. Plajda çalışan gençlerden biri yakalıyor bizi. İkimiz için bir kerelik 10 euroya şezlong şemsiye vereceğini söylüyor. Diğer 6 gün ise ücretsiz. Çok fazla uzağa gitmeden kabul ediyoruz. Denize girme zamanı. Tertemiz, doğallığı hiç bozulmamış sıcak denizde ilk kulaçlarımızı atıyoruz. Çok kalabalık değil plaj. Yaklaşık bir kilometre uzunluğunda. Üstsüz güneşlenen kadınlar, kadın erkek eşitliğinin burada simgesi adeta. ‘Utanılacak şey onların üstsüz güneşlenmesi değil benim onlara garipseyerek bakmam tabiki’ diye düşünüyorum.

Frixos otelden Malia plaja...
Frixos otelden Malia plaja…

Malia Gece Hayatı
Geldik Malia’da gece hayatına. Şehir merkezinden plaj yoluna kadar uzanan caddeler üstünde bir çok restorant, bar ve club bulunuyor. Biz önce akşam yemeği yiyiyoruz burada. Restorantların önünde çalışan bir ya da iki kişi sizi durdurup menülerini anlatıyor, o gün ücretsiz ne varsa söylüyor ve bizi ikna etmeye çalışıyorlar. Genelde bira ya da ikişer shot ücretsiz oluyor. İngilizler çoğunlukta olduğu için onlara dönük yemekler ön planda. Buralarda çalışan İngilizler de az değiller. Daha doğrusu Britanyalılar.

Malia Plajı
Malia Plajı

İçki tüm Avrupa’da olduğu gibi Yunanistan’da da ucuz. İki bira ya da iki redbul votkayı 5 Euro’ya içiyorsunuz. Yanında bedava iki shot ile 🙂 15-20 Euro’ya çok iyi eğlenmiş kafa güzel sözü verebilirim. Ayrıca markette İngiltere’de satılan tüm biraları bulabilirsiniz. Su fiyatına 🙂

Beef and Pint Beer
Beef and Pint Beer – WKD restorant

Gece 12’ye doğru clubler açılıyor. Zig-Zag Club en kalabalık olanı. Hemen yanındaki Bar B ve karşısındaki Corkers Bar en fazla ziyaret ettiklerimiz oluyor. Apollo club da çok ünlü ama sezonu erken kapatmışlar. Biz eylül ayında gidince. Buralarda da restorantlar gibi günlük kampanyalar oluyor. Alex ve Claire ile tanıştıktan sonra onların mekanları olan Zig Zag ve Corkers’a gidiyorduk genelde. Müthiş eğlenceli yerler buralar. Sabaha kadar açıklar. Sokakta yürümek zorlaşıyor gece saatlerinde. Ve hiç tartışma kavga bu süre içerisinde bu kalabalıkta görmedim.

I only drink on days beginning with T
I only drink on days beginning with T

Bu fotoğraflar çalışanların tüm ısrarına rağmen 3 kez yanından geçip girmediğimiz Help bardan. 4. gün kolumuza girip zorla bizi bara götürdü. 🙂 Eğlenceli bir dizaynı vardı.

Free drinks
Free drinks!

Dikkatimi en fazla çeken şey
Atina ve Giritte kadınların çalışma yaşamında erkeklerden daha fazla bulunması dikkatimi en fazla çeken şey oldu. Havaalanından şehir merkezine geliş ve gidişte kadın şöfor vardı. Girit’te erkek berberleri kadındı. Ve insanlar ekonomik krize rağmen gayet mutlular. Sıcak kanlı konuşkanlardı. Yediden yetmişe neredeyse herkes İngilizce konuşabiliyordu. Hayata pozitif bakıyorlardı. Hediye dükkanındaki yaşlı teyze ve amcanın Suriyeliler iyi insanlar demeleri unutamayacağım bir anı oldu. Ülkemizde kaç kişi bunu söyleyebilir! Gayet güzel bir doğa deniz ve insanlar.

09-15 Eylül 2016

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir